Şöyle bir akşamüstü hayal edin;

Hava bulutlu, Tegalalang seyir terasında dere tepe aşmışsınız, bir de yerliler tarafından çamurlu yollara yönlendirilmişsiniz, korku yaşamış ve beklemediğiniz bir anda seyir terasının en harika manzarasını bulmuşsunuz. Ve o anda sessizliği bozan bir ses duyuyorsunuz… Scorpions’ın Still Loving You şarkısının başladığı gitar seslerini. Şarkıyı kimin çaldığını, sesin nereden geldiğini bile bilmiyorum. Uzun süredir bir şarkıyı dinlerken tüylerimin bu kadar diken diken olduğunu hatırlamıyorum. Ben de o sırada elimde bir Bintang’le anın tadını çıkardım ve sanırım hayatımda en çok aklımda kalacak anılarımdan birini yaşamış oldum.

Hikayeyi artık bildiğinize göre, Scorpions’ın Still Loving You şarkısı Bali anılarımı canlandırıyor desem garip bulmazsınız sanırım.

12 günlük Bali seyahatinin ilk bölümünü okuduğunuza göre (okumadıysanız link burada), şimdi sıra ikinci bölüme yani Bali’deki yeme-içme maceralarına geldi.

Bali’de ne yenir?

Bali’de her türlü et çeşidi bulabilirsiniz. Deniz ürünleri, kırmızı et, tavuk, domuz… Yediğiniz tüm etler soslu olacak, yerfıstığı ve soyayı soslarda bolca kullanıyorlar. Yanına da noodle veya pilav koyun, bir de yumurta eklediniz mi tamam işte Endonezya yemeği 🙂

Nusa Dua bölgesinde Sofitel‘de kaldığımızdan bahsetmiştim. Mutfağı iyi olduğu için birçok öğünü burada yedik. Büyük bir alana yayılmış bir kahvaltı büfesi vardı, biz Avrupa kültüründen olanlar için yumurta, sosis, pancake gibi lezzetler vardı tabi ancak noodle çeşitleri, sushi’ler, Endonezya ve Hint mutfağından lezzetler kahvaltı alanının daha büyük bölümünü kapsıyordu.

Otelimizin kokteylleri çok başarılıydı, bu yüzden öğle saatlerinden itibaren suçluluk duymadan kokteyl içmeye başladık. Hindistan cevizi su kadar ucuz, bu yüzden taze hindistan cevizi içinde bolca Pina Colada içtik 🙂

Christmas dönemine denk geldiğimiz için Christmas öncesi fazla yoğun olmayan otel, 24’ünden itibaren iyice doldu. Bu sırada otelin kapalı olan restoranları da açıldı. Uzakdoğu mutfağı dışında yemek yediğim nadir örneklerden biri olarak, bu İtalyan gecesi lezzetlerini de buraya koyuyorum. Pizza çok iyi, tiramisu ise efsaneydi!

Fat Chow Temple Hill / Jimbaran

Seyahatimizde iki kez ziyaret ettiğimiz bir yer ise Fat Chow Temple Hill’di. Modern ve minimalist dekorasyonu ve aşırı lezzetli yemekleri var, sırf Instagram fotoğrafları için gelenler var. “Asian burger” baharatlı ve bol sebzeliydi, çok farklı ama çok lezzetli. Noodle’a sarılmış “Tokyo prawn” en iyi başlangıçtı. Mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir yer. Matcha yeşil çaylı creme brulée’yi de deneyin.

The Pirate’s Bay / Nusa Dua

Aslında buraya sadece deneyimini yaşamak için geldik. Restorandan çıktığınız anda beach hemen önünüzde. Tembel bir öğleden sonrası için ideal. Bir korsan köyünde gibi hissediyorsunuz, bolca rom ve deniz ürünü var. Sanırım ilk kez tabağımda bu kadar çok deniz ürünü gördüm. Çok lezzetliydi, kokteyller de basit olsa da tadı damağımda kaldı.

Pomegranate Cafe / Ubud

Her şey organik, her şey basitçe hazırlanmış ama çooook lezzetli! Öve öve bitiremediğim Sari Organik Path’ten yürürken küçük bir kulübede tabelasını görüyorsunuz. İçeri girerken ayakkabılarınızı kapıda bırakmanız gerekiyor. Etrafı 360 derece açık (mutfak hariç), pirinç tarlalarının manzarası harika! Burada manzarayı seyrederek saatlerinizi geçirebilirsiniz, mesela biz öyle yaptık. Bolca sangria içtik, Wahn-Tan noodle yedik, tatlı olarak da kendi hazırladıkları rom ve kuru üzümlü dondurmasından denedik. Manzaralı masalarda yer bulduğunuza emin olun, hatta gitmeden önce rezervasyon yaptırın. Çok romantik bir yer, büyüleyiciydi.

Gourmet Cafe / Nusa Dua

Bizi en çok şaşırtan yer burası oldu. Bali Collection alışveriş merkezinin içinde yer alan bir gurme marketin cafesi burası. Yemekler çok özenli ve çok lezzetli. Ayrı telden çaldık, somon ızgara denedik, nachos yedik, Endonezya’nın meşhur şiş eti “Satay” denedik, hepsi güzeldi. Pina colada’sına bayılmadım sadece, yoksa Nusa Dua bölgesinde son derece tatmin edici bir alternatif! Yediğim en iyi Nasi Goreng (kızarmış pilav) buradaydı.

Coffee plantation / Ubud

Bali’ye gittiğinizde mutlaka kahve tadımı yapmanızı önereceklerdir. Biz de Ubud dönüşü bir yarım saatimizi ayırarak kahve tadımına gittik. Kedi dışkısından hazırladıkları Luwak kahvesini gösterdiler ayrıca Arabica kahve ağaçlarını da gördük. Denettikleri kahveler genelde instant kahve kvıvamına gelmiş toz kahveler, hindistan cevizli, ginsengli, vanilyalı birçok çeşit var. Limon, zencefil gibi çaylar da var. Burada önemli bir notum var, denediğiniz kahveler çok lezzetli ancak heyecanla alıp eve götürdüklerinizin hiçbirinde aynı tadı yakalayamıyorsunuz. Sanırım bu ürünler birer pazarlama harikası.

Seniman Coffee Studio / Ubud

Bali Cab’in bizi erken saatte aldığı bir günde yolda kahve diye tutturdum. Yolda kahve alacak bir yer ararken tamamen tesadüf eseri rastladığım Seniman Coffee Studio, bolca ahşap oyma sanat eserlerinin olduğu Tonyraka Art Gallery’nin içinde yer alıyor. Kahveler çok lezzetliydi, kendime bir paket de çekirdek Bali Kintamani kahvesi aldım. Evde deneyeceğim, bir türlü kıyamıyorum.

Djournal Coffee / Kuta Beach

Djournal Cafe bir Avusturalya markası. Nefis iced matcha tea lattesi var! Benim normalde şekerli içeceklerle pek aram yok ama bunun kremamsı tadı hala damağımda.

12 gün lokal yemek yedikten sonra kendimizi Johnny Rockets’ta bulduk. Bayıldığımızdan değil ama o patates ve sandviçlere ihtiyacımız vardı.

Seminyak bölgesinde birçok modern ve lüks restoran bulabilirsiniz. Aslında şehrin hareketli yerleri Seminyak ve Kuta. Biz gece hayatı vb. tercih etmediğimiz için o taraflara pek gitmedik. Bir akşam Seminyak’ın çok meşhur günbatımı noktası ve restoranı KuDeTa’ya gittik, ne yazık ki yemekler çok vasattı. Somon ceviche diye söyleyerek yediğimiz şey sossuz, somon tartar gibi bir yemekti örneğin. Etler sert ve tatlılar bir tat karmaşası. Günbatımı için mutlaka öneririm ama kanıp da yemeğe kalmayın.

Aklımda kalan bir yer oldu: Single Fin. Uluwatu’nun harika manzarasını yaşayamadık. Buraya mutlaka akşamüstü günbatımını izlemeye gidin, sonrasında da yemek ve müziğe kalın.

Size önerim, Bali’de yeme içmeyle ilgili Google’da iyi bir araştırma yapın. Duyacağınız ve göreceğiniz birçok yer fazlasıyla turistik. Instagram’da Bali’yle ilgili içerikler paylaşan kişileri de takip edebilirsiniz. Süper bir gastronomik deneyim beklemeyin ancak taptaze meyveler ve sebzeler yiyeceksiniz. Her sabah tropik meyvelerden taze sıkılmış meyve suyunuzu içebilirsiniz. Buralar size unutulmaz lezzetler sunacak bir yer değil ancak bolca yiyeceğiniz, kokteyllerden çok keyif alacağınız bir tatil olacak. Cheers!