Çok seyahat etmeye alıştığım için, bana “ne kadar çok seyahat ediyorsun” dediğinizde sanki o kadar seyahat ediyormuşum gibi gelmiyor. Örneğin geçtiğimiz sene seyahatlerimi topladığımda en az 3 ayı dolduracak gün kadar seyahat etmişim, bu sene geçen seneki kadar performansım yüksek olmasa da daha kısa seyahatlerle her ayımı bir ya da iki seyahatle dolduruyorum.

Son zamanlarda günlük yazdığımdan bahsetmiştim. Spor zaten zihnimi açıyor, meditasyonu da vakit buldukça yapıyorum. Son birkaç aydır biriktirdiğim tecrübelere daha farklı gözden bakma şansım oldu ve yaşadıklarımı yazıya dökebilmeye başladım diyebilirim. Bu kez sizinle seyahatlerimde edindiğim bazı alışkanlıkları aktarmak istedim ve aklıma gelen şeyleri derledim. Özellikle tam bayram tatili dönemindeyken eminim işinize yarayacak birkaç öneri bulacaksınız.

 

Mutlu, huzurlu ve düzenli bir seyahat için önerilerim:

1- Valizinizi daha akıllıca hazırlayın.

Çok seyahat etmenin hayatımdaki minimalizm üzerinde katkısı bence büyük. Artık uzun valiz kuyruklarında beklemeden seyahat edebilmek için çoğu zaman kabin boy valizle uçuyorum. Bir de bilgisayarımı, elektroniklerimi koyduğum sırt çantamı da aldım mı hazırım. iPhone’daki Wallet uygulaması sayesinde de biniş kartımı direkt telefonuma indiriyorum ve hiçbir yere uğramadan direkt uçağa biniyorum.

Sarışın olmak kolay değil, kendi özel şampuanlarımla seyahat etmem gerekiyor 🙂 Bu yüzden mutlaka seyahat boyu şişelerimi dolduruyorum ve onları set olarak valizime yerleştirebildiğim bir çantada tutuyorum. Azaldıkça ekliyorum, düşünmeme gerek kalmıyor. Bu şişeleri de Gratis, Watsons gibi yerlerden toparlamıştım, siz de alıyorsanız kalitesine dikkat edin yolculukta patlayıp sizi yarı yolda bırakmasın.

Giysiler için de birden fazla kombin yapabileceğim parçaları tercih ediyorum, yani daha sade giyinmem gerekebiliyor birçok seyahatimde. Mesela eskiden tek ayakkabı ya da tek montla hayatta seyahat edemem diyordum ama gide gele onu da yapmaya başlıyorsunuz.

Dikkat, bu kısım sadece kadınlar içindir: Çok doğru olmasa da, mesela makyaj temizleyici alacak yerim yoksa kaldığım otelde bulduğum vücut losyonunu bir parça pamuğa döküyorum ve makyajımı siliyorum. Sonrasında da yüzümü yıkıyorum. Hem vücut losyonunu cildimde uzun süre tutmamış oluyorum hem de cildim yeterince nemli kalıyor. Parfümlerim de her zaman ayrıdır, seyahat boyu olan bazı parfümlerim var onları sadece seyahatlerimde kullanıyorum. Eğer elimde parfüm yoksa Atelier Rebul‘ün küçük boy kolonyalarından yanıma alıyorum. Fısfıslı olduğu için parfümmüş gibi hissediyorsunuz 🙂 Daha önce denemediyseniz mis gibi çiçek kokan Muguet’yi mutlaka değerlendirin derim.

2- Cüzdanınızı bırakın, sadece ihtiyacınız olan şeyleri küçük bir el çantasına koyun. 

Seyahatlerde hep hafif hissetmek isteriz, ben de şehirde kullandığım o koca çantaları bir kenara bırakıp özgür hissetmeyi istiyorum. Büyük çanta taşısam da kredi kartlarımı, nakit paramı ve kimliğimi küçük bir el çantasına koyuyorum ve bu minik çantayı cüzdanım yapıyorum. Çanta değişikliğinde çok pratik oluyor ve hiç yer kaplamadığı için ağırlık da yapmıyor. Bütün fişlerimi de bu minik çantanın içine ekliyorum. Hala biraz eski kafalıyım bu konuda biliyorum ama bu sayede de ne kadar harcıyorum biliyorum ve kendimi daha tertipli hissediyorum.

3- Bir seyahat günlüğü tutun.

Bunu dijitalde de yapabilirsiniz tabii ki. Ben de gittiğim yerleri telefonumdaki notlara ekliyorum, hatta daha güzeli Instagram story’lerime koyuyorum ki yerleri daha sonra hatırlayabileyim diye 🙂 Bir diğer not; eğer yurtdışına çıkıyorsam, kalacağım yerin bilgilerini ve ulaşım alternatiflerini telefonumda saklıyorum, internet erişimim olmadığı zaman hayat kurtarıyor. Ayrıca seyahat etmeden önce Google Maps’te gideceğim yerleri işaretliyorum. Bu bana zaman kazandırıyor, tatillerde zaman normalden daha da değerli.

4- Müziğinizi hazırlayın.

Ben müzik dinlemeden seyahat edemiyorum. Özellikle uçağa bindiğimde tamamen dünyadan kopmak istiyorum. Etrafımda çok konuşan olduğunda ya da çocuklar ağladığında çok fazla etkileniyorum. Bu yüzden o sıralar sevdiğim Spotify listem hangisiyse onu telefonuma indiriyorum ve tüm uçuş boyunca kendi zihnimde huzurlu bir yolculuk yapıyorum.

5- Uykunuzu yeterince alın.

Bu hep bir sorunsaldır: Uçuşum sabah çok erken saatte, hiç uyumasam mı acaba? Benden size tavsiye, uyuyun. Hiç uyumazsanız sefil olursunuz, uyursanız ertesi gün çok daha enerjik olur ve günü kullanabilirsiniz. Uzun uçuşlarda zaten iki tek atıp da uykuya dalma şansınız var. 🙂 Bu yüzden mesela 03:00’te evden çıkmanız gerekiyorsa, önceki akşam 10:00’da yatın ve en azından 4-5 saatlik uykunuzu almış olun. 3 saat yetmiyor, çok az uyuyunca mideniz sizi rahat bırakmıyor 🙂 Ayrıcaaa uyku gözlüğünüz yoksa mutlaka edinmenizi öneririm, uçuş sırasında deliksiz bir uyku uyumak istiyorsanız çok faydasını göreceksiniz.

6- Yanınızda sakız bulundurun.

Evet ferah bir nefesle dolaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum ancak sakızı kalkış ve inişlerdeki basınç farkından etkilenmemek için çiğniyorum. Hem sinüzit hem de geniz akıntısıyla yaşayan biri olarak uçuşlarda fazlaca kulak ağrısı çekiyorum. Bunu da çekmemek için yanımda hep sakız bulunduruyorum, bunu doktorum önermişti, size de tavsiye ederim.

7- Fazla alkol almayın. Bolca hareket edin. Bolca su için.

Ne güzel bir öneri değil mi? Zaten çok yiyeceksiniz, eğer şansınız varsa alkolü mimimumda tutun. Hem ertesi gün çok yorgun da uyanmamış olursunuz. Ayrıca bolca su içmeyi ihmal etmeyin. Eğer musluk suyu içilebilen bir Avrupa şehrindeyseniz, yanınızda bir su matarası taşıyın ve suyunuz bittikçe bu matarayı doldurun. Oradan aldığınız su şişesini yeniden doldurmak aynı etkiyi yaratmıyor, su niyeyse daha değersiz ve bereketsiz oluyor. 🙂

Veeee… Bir sonraki durağım Lübnan. Bu kez daha profesyonelce hazırlandım, kendime de bir video sözü verdim. Umuyorum döndüğümde Lübnan’la ilgili birçok anı ve sizin için de birçok tavsiye ile geleceğim. İyi bayramlar ve iyi tatiller!